argo

En sık kullanılan 10 Argo

Merhaba değerli okurlar! Bugünkü yazımızda sizler için Rusça da en sık kullanılan 10 argo kelimeyi derledik.

Bu yazımızda kelimelerin yalnızca argo anlamları açıklanmıştır.

1. Выносить/вынести – katlanmak, sabretmek

  • Опять зовут меня в школу сына! Как я это вынесу? – Yine beni oğlumun okulundan çağırıyorlar! Nasıl buna katlanacağım!
  • Поговорила с Машей, не знаю как она выносит такое отношение мужа. – Maşayla konuştum, kocasının bu davranışlarına nasıl katlanacağını bilemiyorum.

 1.2 Вынести мозг – beyninin etini yemek

  • Купи, да купи! Вынесла мозг уже с этой шубой! – Al da al! Al da al! Bu kürkle başımın etini yedi.

2. Прокатить – işe yaramak, yer mi yemez mi

  • -Приготовишь доклад к завтрашней паре?  -Нет, думаю и так прокатит.                                                     -Yarın ki derse rapor hazırlayacak mısın? – Hayır, bence böyle de yer.

3. Раскусить – yakalamak

  • Не рискуй списывать, по-любому учитель тебя раскусит. – Kopya çekmeyi riske etme, öğretmen her türlü yakalar seni.

4.Тупить/тормозить – ahmaklık etmek, algılamamak, ağır hareket etmek

  • Очередной раз мой ноутбук тормозит (тупит), хочу купить новый. – Bir kez daha bilgisayarım kasıyor yenisini almak istiyorum.

5. Очковать – ödleklik etmek

  • Да что ты очкуешь? В собеседовании нет ничего сложного.  – Ödleklik mi yapıyorsun? Mülakatta zor olan bir şey yok.

6. Липовый – sahte

  • В новостях слышала, что какой-то мужик продаёт липовые билеты на футбольные матчи.                   – Haberlerde duydum ki  adamın teki sahte futbol maçı bileti satıyormuş.

7. Забить/забивать – boş vermek

  • Забей на шапку, на улице летняя погода. – Boş ver şapkayı, dışarda yaz havası var.
  • Иван забивал на важные вещи и обижался по мелочам. – İvan önemli şeyleri boş verip ufak tefek şeylere alınıyordu.

8. Бесить – sinirlendirmek

  • Ты меня уже бесишь с этими глупыми вопросами! – Bu aptalca sorularında beni sinirlendiriyorsun artık!

9. Угарать – eğlenmek

  • Я угараю с твоих видео! Они такие смешные. – Senin videolarınla çok eğleniyorum! Öyle komikler ki.

10. Заколебать/надоесть/достать – bıktırmak, gına getirmek

  • Достала меня такая жизнь: ни счастья, ни семьи, ни денег!                                                                              – Bu hayat bıktırdı artık: mutluluk yok, aile yok, para yok!

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir